
Insights from recent episode analysis
Audience Interest
Podcast Focus
Publishing Consistency
Platform Reach
Insights are generated by CastFox AI using publicly available data, episode content, and proprietary models.
Total monthly reach
Estimated from 9 chart positions in 9 markets.
By chart position
- 🇩🇪DE · Religion#1235K to 30K
- 🇨🇦CA · Religion#1425K to 30K
- 🇹🇷TR · Religion#1330K to 100K
- 🇻🇳VN · Religion#1730K to 100K
- 🇳🇴NO · Religion#4110K to 30K
- Per-Episode Audience
Est. listeners per new episode within ~30 days
69K to 245K🎙 Biweekly cadence·51 episodes·Long inactive - Monthly Reach
Unique listeners across all episodes (30 days)
99K to 350K🇹🇷29%🇻🇳29%🇩🇪9%+6 more - Active Followers
Loyal subscribers who consistently listen
30K to 105K
Market Insights
Platform Distribution
Reach across major podcast platforms, updated hourly
Total Followers
—
Total Plays
—
Total Reviews
—
* Data sourced directly from platform APIs and aggregated hourly across all major podcast directories.
On the show
Recent episodes
ZAKİRİN-46- MU'CİZAT-ı KUR'ANİYE (Meşhur Kurra Hafız ve Kabe İmamlarının Müthiş Kıraatleri ile Kur'an Hakkında ve en Müessir -Maddi ve Manevi Şifa Ayetleri)
Feb 21, 2020
Unknown duration
ZAKİRİN-41- Duaların Kabulune En büyük Tılsım İSM-İ AZAM (Kur'anda ve Hadislerde geçen, Sahabe-İmam-Gavs ve Peygamberlere göre İsm-i Azam Dualari )
Jan 20, 2020
Unknown duration
ZAKİRİN-39- GÜNLÜK MUTAD Evrad ve Ezkarlar, Salavatlar, Tevhidname Yakarışları
Jan 2, 2020
Unknown duration
ZAKİRİN-38-İMAM RABBANİ (KS) Hayatı,Sözleri- Hocası Baki Billah Hz. ve Talebesi Dehlevi Hz.- Bediuzzaman ile İrtibatı, Rabbani Salavatı
Jan 2, 2020
Unknown duration
ZAKIRIN-SUFI-37- DHIKR and PRAYERS For ALLAH "O ye who believe! Celebrate the praises of Allah, and do this often,"
Jan 2, 2020
Unknown duration
Social Links & Contact
Official channels & resources
Official Website
Login
RSS Feed
Login
| Date | Episode | Description | Length | ||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 2/21/20 | ![]() ZAKİRİN-46- MU'CİZAT-ı KUR'ANİYE (Meşhur Kurra Hafız ve Kabe İmamlarının Müthiş Kıraatleri ile Kur'an Hakkında ve en Müessir -Maddi ve Manevi Şifa Ayetleri) | Bedîuzzamân (ra) Hazretleri eserlerinin muhtelif yerlerinde, “Cenâb-ı Hakk’a vâsıl olacak pek çok tarîkat bulunduğunu”, “bütün hak tarîklerin Kur’ân’dan alındığını”belirtiyor. Dolayısıyla Kur an bütün zikirlerin kaynağıdır. 1. Kur’ân’ın okunuşunda yüksek bir selâset vardır ki, lisanlara ağır gelmez. 2. Büyük bir selâmet vardır ki, lâfzan ve mânen hatâdan sâlimdir. 3. Âyetler arasında büyük bir tesanüt vardır ki, kârgir binalar gibi, âyetleri birbirine dayanarak bünye-i Kur’âniyeyi sarsılmaktan vikaye ediyor. 4. Büyük bir tenâsüp, tecâvüp, teâvün vardır ki, âyetleri birbirine ecnebî olmadığı gibi, birbirinin vuzuhuna yardım, istizahına cevap veriyor. 5. Parça parça, ayrı ayrı zamanlarda nâzil olduğu halde, şiddet-i tenâsüpten sanki bir defada nâzil olmuştur. 6. Esbab-ı nüzul ayrı ayrı ve mütebâyin olduğu halde, şiddet-i tesânütten, sanki sebep birdir. 7. Mükerrer, mütefavit suallere cevap olduğu halde şiddet-i imtizaç ve ittihaddan sanki sual birdir. 8. Müteaddit, mütegayir hâdisâta beyan olduğu halde, kemâl-i intizamdan, sanki hâdise birdir ve bir hâdiseye cevaptır. 9. “Tenezzülât-ı İlâhiye” ile tâbir edilen, muhatapların fehimlerine yakın ve münasip üslûplar üzerine nâzil olmuştur. 10. Bütün zaman ve mekânlarda gelip geçen insanlara tevcih-i kelâm ettiği halde, suhulet-i beyandan dolayı sanki muhatap birdir. 11. İrşadın gayelerine isal için tekrarları, tahkik ve takriri ifade eder. Maahaza, tekrarları halel vermez. İadesi, zevki izale etmez. Tekerrür ettikçe misk gibi kokar. 12. Kur’ân kalblere kuvvet ve gıdadır, ruhlara şifâdır. Gıdanın tekrarı, kuvveti arttırır. Tekrar etmekle daha melûf ve menus olduğundan lezzeti artar. Hülâsa: Kur’ân hem zikirdir, hem fikirdir, hem hikmettir, hem ilimdir, hem hakikattir, hem şeriattır, hem sadırlara şifa, mü’minlere hüdâ ve rahmettir. (Mesnevi-i Nuriye) Kur'an küfre, şirke, imansızlığa, zulme ve vicdansızlığa karşı bir şifadır. Bu zaten açıkça ortada... Kur'ân'ın davetine uyanlar bu şifayı tadıyorlar, anlıyorlar ve yaşıyorlar. Çünkü Kur'an bu özelliğiyle insanlığın en büyük yaralarını tedavi ediyor Evet, selef-i sâlihîn arasında Kur’an-ı Kerim’i üç günde bir hatmedenler olmuş; lâakall (en azından) on beş günde bir hatmetmişler. “Otuz gün” diyen, ben görmedim. Fakat en azından otuz günde bir; yani, her gün bir cüz okumak suretiyle otuz günde bir hatim yapmalı, lâakall. Allah’ın Kelamı’nı, bu kadar zaman içinde tekrar etmeli, hatmi lâakall bir ay içine sığıştırmalı. Okurken de Bir sayfa Kur’an-ı Kerim okurken, bir sayfa da onun mealini okumak suretiyle Cenâb-ı Hakk’ın makâsıd-ı Sübhâniyesi nedir o Kur’an-ı Kerim’de? Bizden ne istiyor? Onları görme adına, onlara muttali olma adına hiç olmazsa o kadar bir cehd ortaya koymalı ve Kur’an-ı Kerim’le haşir neşir olmalıyız. Evet, Kur’ân’ı, Allah’ın (c.c.) Cebrail aleyhisselâma, Cebrail’in “İnsanlığın İftihar Tablosu”na veya “Efendiler Efendisi”nin sahabeye okuduğu gibi okumak gerek. Kur’an okuyanlar, Bediuzzamanın ifadeleriyle, kendilerine sevap kazandıranların yalnız insanlar olmadığını, Cenâb-ı Hakk’ın zîşuur mahlûklarının, ruhanîlerin ve meleklerin de dinleyiciler arasında bulunduğunu düşünmeli, yalnız ihlâsı ve rıza-yı İlâhîyi esas tutmalıdırlar ki telaffuz ettikleri mübarek kelimeler ihlâs ve niyet-i sadıka ile hayatlansın, canlansın, hadsiz zîşuurun kulaklarına gidip onları nurlandırsın. Yani, sevap yalnızca ağızdaki kelimeye münhasır değildir. Bu programımızda Kur'an hakkında Ariflerin beyanlarını hatırlattıktan sonra Çeşitli hastalıklara ve sıkintilara karşı Kur'andan şifa ayetlerini okuyacağız. Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’i okumayı, anlamayı ve mûcibince amel etmeyi cümlemize nasib eylesin. Kur’an’ın nurundan, irşadından ve şefaatinden bizleri mahrum eylemesin. | — | ||||||
| 1/20/20 | ![]() ZAKİRİN-41- Duaların Kabulune En büyük Tılsım İSM-İ AZAM (Kur'anda ve Hadislerde geçen, Sahabe-İmam-Gavs ve Peygamberlere göre İsm-i Azam Dualari ) | İsm-i A'zam, Allah’ın bütün esmâ-i hüsnasının mânâsını içinde toplayan en kapsamlı isimdir.Kur’an’da; “Yüce Rabb’inin adını tesbih et” (Vâkı’a, 56/74, 96; Hâkka, 69/52;A’lâ, 87/1),“Azamet ve ikram sahibi Rabb’inin adı yücedir” (Rahmân, 55/78) buyurulmuş; Hz. Peygamber (s.a.s.)’in bazı hadislerinde ism-i a`zamdan bahsedilmekte, bu isimle dua edildiği zaman, duanın mutlaka kabul edileceği müjdesi biliniyor iken, hangisinin ism-i azam olduğunu araştırmak çok önemli olsa gerek. Hangi ismin ism-i â'zam olduğu kesinlikle bilinmemektedir. Bu ismin gizli bırakılmasının hikmeti, bütün isimlerin, ism-i â'zam olabileceği ihtimaliyle zikredilmelerini teşviktir. İsm-i a'zam, kişiden kişiye göre değiştiği gibi her ismin de azamî bir mertebesinin oldugu belirtilmistir.Evliyanın ism-i â'zamı farklı görmeleri, kendilerinin mazhar oldukları esmânın farklı oluşuyla izah edilir. Kur’an-ı Kerim’in yüzlerce ayetinin sonunda Cenâb-ı Hak, önce has ismini zikrediyor, sonra sıfatlarını nazara veriyor. Hadislerde de farklı isimler geçmektedir. a) Allah lafzı ve O’na işaret eden huve zamiri. Çünkü Allah lafza-i celali bütün esma-i ilahiyeyi içinde barındıran en kapsamlı esmasıdır. b) Lâ ilâhe illâ hû ,el-Hayyü’l-Kayyûm (diri ve kayyûm) er-Rahmânve er-Rahîm.c)Hz. Aişe validemiz, “Hz. Peygamber beni dua ederken duydu ve, `ism-i a’zam, mutlaka dua ettiğin isimler arasındadır’ buyurdu” demiştir. Bu hadiste dört isim; Allah, Rahmân, Rahîm, ve Berr) geçmektedir ancak Hz. Aişe Allah’ın bütün isimlerinle atıfta bulunmuştur. d)"Ve ilahüküm ilahün vahid, la ilahe illa hüverrahmanürrahim" âyeti ile "Allahü la ilahe illa hüvel hayyül kayyum" âyeti,La ilâhe illâ Ente Sübhâneke İnnî Küntü minez-zalimîn (Enbiya/87) ile birlikte “Allah’ın ism-i a’zamı şu iki âyettedir” buyurulmuş ve Bakara/163 âyeti ile Âl-i İmrân sûresinin 2. ayeti zikredilmiş."O Allah’ki O’ndan başka ilah yoktur O’ ulu arşın Rabbidir. (Neml/26) d) Tirmizi’nin rivayetinde Allah’ın 5 ismi geçmektedir Bunlar; İlâh, el Mennân, (Bol nimet veren), Bedî’üs-semâvâti ve’l ard. (yerleri ve gökleri yaratan). Zül Celâl ve Zül İkrâm (Celâl ve İkram sahibi.), Lâ ilâhe illâ Ente (senden başka ilâh yoktur) , Bedî’u’s-semâvâti ve`l-ard, Zü’l-celâli ve’l-ikrâm, Allah, Ya Rabbi, ya Rabbi ve Ya LATİF esmasına işaretler vardır. e)İmam-ı Gazalî Hazretleri, Esma-yı İlâhiye’den “Ferd, Hayy, Kayyûm, Hakem, Adl, Kuddûs” isimlerini İsm-i A’zam (en büyük isim) olarak kabul etmiş f)Said Nursi Hazretleri Hakim , Mevlana Hazretleri “Vedud” esmasına ism-i azam olarak mazhar bir veli olarak bilinir. g)Fettah esması ism-i azam sırrı taşır. Son Mehdi’de bu esma ism-i azam olarak açığa çıkar. Kutsi havarileri bile bu esma bereketiyle dünyanın dört bir yanına açılıp fetih bulurlar. Demek ki, sadece bir insanın bildiği, yalnız bir kitapta zikredilmiş, tek bir salih kul, cin veya meleğe bildirilmiş ya da nezd-i Uluhiyette mazhar-ı isti’sâr olmuş (kimseye bildirilmeyip ilm-i İlâhîye has kılınmış) isimler de vardır.Inananlar esma-yı hüsnadan kendine fıtratına kalbine bakan esmayi keşfedebilir.Herbir Esmaul Hüsna icin ebcet tabloları hazirlanmis.(yakaran gönüller de de var) bu ebcet değerindeki esmayı mutad bu miktarlarda okumasiyla ihsanlara Mazhar olacağı yorumlanmış .Kul samimi olursa Allah bunu gönlüne ilham eder… Zât-ı Ulûhiyeti tanımanın, ancak Esmâ-i İlâhiye’yi bilmekle mümkün olacağını kabul etmeli. Bütün kalbiylzle esmanın-ism-i azamın arkasına düşmeli. Bir gönül insanı olarak bu isimleri bilmeli ve zikretmeliyiz Bu programda ayrıca İmam‐ı Âzam Ebû Hanîfe(RA)ın Kur’ân‐ı Kerim’den seçtiği her kim bu ayetleri yazıp taşırsa evine, bineğine asarsa, okursa , (inşaallah dinlerse paylasirsa) bütün zararlı şeylerden emin olur dediği onbeş ayeti ve Kulubud Daria da yer alan bazı Sahabelerin, Tabiinin ve Peygamberlerin -ismi azam taşıdığı inanılan-tesbihatını ve dualarını TR açıklamaları ile okuduk | — | ||||||
| 1/2/20 | ![]() ZAKİRİN-39- GÜNLÜK MUTAD Evrad ve Ezkarlar, Salavatlar, Tevhidname Yakarışları | فَاذْكُرُون۪ٓي اَذْكُرْكُمْ وَاشْكُرُوا ل۪ي وَلَا تَكْفُرُونِ۟ Öyle ise beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim. Ve bana şükredin ve beni inkâr etmeyin.” وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ وَتَبَتَّلْ اِلَيْهِ تَبْت۪يل“Ve Rabbinin ismini zikret ve her şeyden kesilerek O’na ulaş.” يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اذْكُرُوا اللّٰهَ ذِكْراً كَث۪يراًۙ ﴿٤١﴾ وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَاَص۪يلاً “Ey imân edenler! Allah’ı çok zikirle zikredin.” Sabah akşam O’nun yücelik ve eşsizliğini dile getirin. فَاِذَا قَضَيْتُمُ الصَّلٰوةَ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ قِيَاماً وَقُعُوداً وَعَلٰى جُنُوبِكُمْۚ فَاِذَا اطْمَأْنَنْتُمْ فَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَۚ اِنَّ الصَّلٰوةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ كِتَاباً مَوْقُوتاً “Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken (yatarken), (devamlı) Allah'ı zikredin!” “Rabbini zikredenle etmeyenin hâli diri ile ölünün hâli gibidir.”Hadis Buharî, Peygamber efendimiz kendileri istiğfara devam etmiş, ümmetini de teşvik etmiştir (Buhârî, Deavât, 3; Tirmizî, Tefsîru Sûre, 47/1; İbn Mâce, Edeb, 57). Ebu Hureyre (r.a)'den rivayet edildiğine göre Peygamberimiz: "Vallahi ben Allah'a günde yetmiş defadan çok istiğfar ediyorum" buyurmuştur. Başka bazı hadislerde Hz. Peygamberin günde yüz defa istiğfar ettiği belirtilir (bk. Müslim., Zikr, 41; Ebû Dâvud, Vitr, 26; Tirmizî, Sûre, 47/1). Bu nedenle Ebû Hüreyre: "Peygamberden daha çok istiğfar edeni görmedim" İstiğfarın Allah nezdindeki değeri bir hadiste şöyle ifade edilir: "Kim yatağına girince üç defa; "estağfirullâhe'l-Azîm ellezî Lâ İlâhe İllâ hüve'l Hayyu'l-Kayyûm (Kendisinden başka hiç bir ilâh olmayan, diri ve her an yaratıklarını gözetip duran yüce Allah'tan bağışlanmamı dilerim)" derse, Allah günahlarını deniz suyunun damlaları kadar çok olsa da bağışlar" (Tirmizî, Deavât, 17) buyurulmuştur. "Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in, O'nun elçisi olduğuna şehadet getirerek Allah'a mülaki olan kimse cennete girer" Kelime-i tevhîd, Allah (c.c.)’ye vâsıl oluncaya kadar perdeleri kaldırır. Tirmizî’de Abdullah b. Amr’dan Hz. Peygamber (s.a.s.)’in şöyle buyurduğu rivayet edilir:Ebû Hüreyre’den rivâyete göre Nebiyy-i Ekrem (asm) Efendimiz:“İki kelime vardır ki Rahman Teâlâ’ya sevgili, lisanda hafif mizanda da ağırdırlar. Bunlar, 'Subhanallahi ve bi hamdihi subhanallahi’l azîm.' kelimeleridir.” Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi, zikrini çok ediniz. Zîrâ o, cennetin hazinesidir.” TEVHİDNAME; Allah Teâlâ’nın varlığından, birliğinden, zât, sıfat ve fiillerinden, sonsuz kuvvet, kudret ve azametinden, eşsiz merhametinden bahseden, O’nun yüceliği karşısında başta insanoğlu olmak üzere bütün mahlûkatın aciz ve O’na muhtaç olduğunu anlatan edebî türe “tevhid” veya “tevhidname” ismi verilir.Fuzulî, Şeyhî, Nâbî ve Niyâzi Mısrî, M. Akif Ersoy ve Günümüzde ise Hocaefendi bir “Tevhîdnâme” yazmıştır.122 bahirden oluşmuştur. Son bahirde; Ey darda kalanların, canı gırtlağına dayananların, dergâh-ı ulûhiyetinin kapısının tokmağına dokunanların çağrılarına icabet buyuran Allah’ım! Hâl-i pür-melâlimiz Sana ayân.. canlarımız gırtlakta ve son kelime dudakta.. azıcık acı bize.. Hak duygusunun gönlümüzde hâsıl ettiği heyecan ve hafakandan, bâtıl duygu ve düşüncesine karşı koyma cehdi ve gayreti sebebiyle; yeryüzü bütün genişliğine rağmen daraldıkça daraldı; sadırlarımız ve nefsimiz bizi sıktıkça sıkmaya başladı. Ne olursun bizlere tez zamanda ferec ve mahrec nasip buyur!Benzer hâlet-i ruhiye yaşayan Hazreti Yakub gibi biz de yüce dergahının kapısına geliyor; şekvâmızı Sen’den değil, Sana yapıyoruz.. Evet, dağınıklığımızı, üzüntü ve kederimizi, ıztırap ve elemlerimizi Sana şikayet ediyor ve “Bir çâre!” diye yalvarıyoruz.Allah’ım! Sırlar semasının güneşi, zuhur eden nurların mücessem şekli, Celâl sıfatının mihveri ve Cemal burcunun merkez kutbunu teşkil eden Efendimiz Hazret-i Muhammed’in (sallallahu aleyhi vesellem) Ehadî tecellilere mazhar biricik ve latif zatına salat eyle! | — | ||||||
| 1/2/20 | ![]() ZAKİRİN-38-İMAM RABBANİ (KS) Hayatı,Sözleri- Hocası Baki Billah Hz. ve Talebesi Dehlevi Hz.- Bediuzzaman ile İrtibatı, Rabbani Salavatı | Hindistan'da yetişen en büyük veli ve alim. "Silsile-i aliyye" denilen İslam alimlerinin yirmi üçüncüsü,Nakşibendiyye tarikatının Müceddidiyye kolunun kurucusu,İmâm-ı Rabbânî (ilâhî bilgilere sahip kendisine ilim ve hikmet verilmiş, ilmi ile amel eden, ilim ve amel bakımından eksiksiz ve kamil, olgun alim) ve “müceddid-i elf-i sânî” (hicrî II. binyılın müceddidi) unvanlarıyla tanınan; ahkam-ı İslamiye ile tasavvufu birleştirmesi sebebiyle, "Sıla" ismi de verilen, Hazret-i Ömer'in soyundan olduğu için ,"Faruki" nesebiyle anılmış, Serhend şehrinden olduğu için de oraya nisbetle, "Serhendi" denilen;Ahmed bin Abdülehad bin Zeynel'abidin, Lakabı Bedreddin, künyesi Ebü'l-Berekat olan Şeyh Ahmed-i Faruki Serhendi'dir. (kuddise sirruh)1563 (H.971) senesinde Hindistan'ın Serhend (Sihrind) şehrinde doğdu. İmam-ı Rabbani Hazretleri ilk tahsiline, babasından ders alarak başladı. Babasından okuyup Arapçayı öğrendi. Küçük yaşta Kur'an-ı Kerimi ezberledi. Delhi’de, Nakşibendiyye tarikatını Hindistan’da yayan Hâce Bâkī-Billâh ile karşılaştı, bir süre onun yanında kaldı; ona intisap etti. Sirhindî kısa bir süre sonra şeyhin en önemli halifesi konumuna geldi.Ömrünün son zamanlarında dahi talebelerine ilim tahsilini sıkı sıkı emreder, buna çok önem verirdi. 20 Kasım 1624 de vefat etti. Sirhind’de defnedildi. En önemli eserleri; 1) Mektubat: Mektubat, üç cild olup, beş yüz yirmi altı mektubunun toplanmasından meydana gelmiştir. İtikad,Kelam ve fıkıh bilgilerini, tasavvufun marifetlerini açıklayan uçsuz bir derya gibi eşsiz bir eserdir. 2) Redd-i Revafıd: Farisi olup, Rafızileri reddeden bir eserdir 3) İsbatün-Nübüvve 4) Mebde' ve Me'ad,5) Adab-ül-Müridin,6) Ta'likat-ül-Avarif, Müceddîd-i Ahirzaman ( Ahirzaman Müceddidi) olan Büyük İslam Alimi Bediüzzaman Said Nursi, Müceddîd-i Elf-i Sânî (İkinci bin senesinin müceddidi) olan Büyük İslam Alimi İmam-ı Rabbani hakkında ..Mektûbat’ında da, Nakşî Tarikatı’nın üç perdesinden bahsederken konuyla ilgili İmam-ı Rabbanî’nin;“Hakaik-ı imaniyeden bir mes’elenin inkişafını, binler ezvak ve mevacid ve keramata tercih ederim..” “Bütün tariklerin nokta-i müntehası, hakaik-ı imaniyenin vuzuh ve inkişafıdır." hükmünü naklettikten sonra :" Ben tahmin ediyorum ki, eğer Şeyh Abdülkadir Geylânî (r.a.) ve Şah-ı Nakşibend (r.a.) ve İmam-ı Rabbânî (r.a.) gibi zatlar bu zamanda olsaydılar, bütün himmetlerini, hakâik-i îmâniyenin ve akâid-i İslâmiyenin takviyesine sarf edeceklerdi.”Nitekim “İmam-ı Rabbânî de (r.a.) âhir zamanında ona sülûk etmiştir.” İmam-ı Rabbanî Hazretlerinin de hocasi Hace Muhammed Baki Billah,Altın Silsile’nin 22’nci halkası, Kâbil’de dünyaya geldi. Kendisini tamamen tasavvufa ve tasavvufî eserleri okumaya verdi. Pek çok tarîkatten icâzet aldı.Hindistan’a giderek Delhi de tekke kurdu ve irşâda devam etti. ABDULLAH Dehlevî,Dehlevî Hindistan’da yaşayan âlim ve evliyânın en büyüklerinden, Altın Silsile’nin 28’inci halkası; Pencap vilâyetinde doğmuştur. Nesebi Hazret-i Ali’ye ulaşır.İmam-ı Rabbanî’nin talebesi olan ve Delhi’de 1824’te vefat eden Dehlevî Hazretleri Nakşînin son büyük kahramanı ve bir önceki asrın müceddidi Mevlânâ Halid-i Bağdadî’nin Hocasıdır.Memlüklüler’den sonra durma noktasına gelen Hadis ilminin yeniden canlanmasında önemli pay sahibidir. Mevlânâ Halid de önce bu coğrafyada hizmet etmiş, sonra Bağdat’a intikal etmiş ve böylece Nakşîliği tecditle birleştirerek Maveraünnehir’de yaymıştır.İmam Rabbani Hocasının vefâtından sonra, onun halîfesi olarak, talebe yetiştirmeye başladı. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektûbât’ının birinci cildinden özet olarak seçmeler:“Edebi gözetmek, zikrden üstündür. Edebi gözetmeyen, hakka kavuşamaz.”“Farzı bırakıp, nafile ibâdetleri yapmak boşuna vakit geçirmektir.”“Gına sahiblerinin ya’nî zenginlerin, alçak gönüllü olması güzeldir. Fakirlerin ise onurlu olması lâzımdır.”“Haram sebeple elde edilen herşey de haramdır.” | — | ||||||
| 1/2/20 | ![]() ZAKIRIN-SUFI-37- DHIKR and PRAYERS For ALLAH "O ye who believe! Celebrate the praises of Allah, and do this often," | Dhikr (also Zikr, Zekr, Zikir, Jikir, and variants; Arabic: ذِكْر, ) : primarily in Sufi Islam,in which short phrases or prayers are repeatedly recited silently within the mind or aloud. It can be counted on a set of prayer beads (Misbaha مِسْبَحَة) or through fingers of the hand. A person who recites the Dhikr is called a ḏākir ([ˈðaːkɪr] ذاكر). Tasbih (تسبيح) is a form of dhikr that involves the repetitive utterances of short sentences glorifying God. The content of the prayers includes the names of God, or a duʿāʾ (prayer of supplication) taken from the hadith or the Quran. There are several verses in the Quran that emphasize the importance of remembering the will of God by saying phrases such as "God willing," "God knows best," and "If it is your will.' This is the basis for dhikr. Sura 18 (Al-Kahf), ayah 24 states a person who forgets to say, "God Willing," should immediately remember God by saying, "May my Lord guide me to do better next time."Other verses include sura 33 (Al-Ahzab), ayah 41, "O ye who believe! Celebrate the praises of Allah, and do this often,"and sura 13 (Ar-Ra'd), ayah 28, "They are the ones whose hearts rejoice in remembering God. Absolutely, by remembering God, the hearts rejoice."[5] Muhammad said, 'The best [dhikr] is La ilaha illa’llah ("there is no God but God"), and the best supplicatory prayer is Al-hamdu li’llah ("praise be to God"). Muslims believe dhikr is one of the best ways to enter the higher level of Heaven and to glorify the Oneness of Allah.[ - To Sufis, dhikr is seen as a way to gain spiritual enlightenment and achieve union (visal) or annihilation (fana) in God. All Muslim sects endorse individual rosaries as a method of meditation, the goal of which is to obtain a feeling of peace, separation from worldly values (dunya), and, in general, strengthen Iman (faith). Allāh- الله is the Arabic word for God and mentioned in Quran most of the verses. Allāhu ʾakbar (Takbir) - الله أَكْبَر means "God is greater" or "God is the greatest" Subhan Allah (Tasbih) - سبحان الله means "Glory be to God" or "How pure is God" or "Exalted be God" Alhamdulillah (Tahmid) - الحمد لله means "All praise is due to God", an expression of gratitude Lā ʾilāha ʾillā llah (Tahlil) - لا إله إلا الله means "There is no god but Allah" Lā ḥawla wa-lā quwwata ʾillā bi-llāh (Hawqala) - لا حول ولاقوة إلا بالله means "There is no power or strength except with God."[8] Bi-smi llāhi r-raḥmāni r-raḥīm (Basmala) - means "In the name of God, the gracious, the merciful", said before anything of spiritual significance ; e.g. eating, wudhu, salaat, rising from and going to sleep, before work, etc. ʾastaġfiru llāh (Istighfar) - means "I seek forgiveness from Allah". Audhubillah (Ta'uidh) - means "I seek refuge in Allah". Laa ilaaha illal laahu wahdahoo laa sharikalahoo lahul mulku wa lahul hamdu wa huwa 'alaa kulli shai'in qadeer - means "There is no god but Allah, alone, without partner. His is the sovereignty, and His the praise, and He has power over everything".[9] SubhanAllah wa biHamdihi - means "Glory be to Allah and Praise Him". SubhanAllahi wa biHamdihi, Subhan-Allahi 'l-`adheem (Glory be to Allah, and Praise Him, Glory be to Allah, the Supreme) Some of these can be said together.e.g Subhan'Allahi wal hamdulillaahi wa laa ilaaha ilallaahu wAllahu Akbar - means "Glory be to Allah, All Praise is for Allah, There is No God but Allah, Allah is the Greatest". Subhan'Allahi wal hamdulillaahi wa laa ilaaha ilallaahu wAllahu Akbar wa laa hawla wa laa quwwata illaa billaahil 'aleeul azeem. Laa ilaaha illal laahu wahdahoo laa sharikalahoo lahul mulku wa lahul hamdu wa huwa 'alaa kulli shai'in qadeer - means "There is No God But Allah Alone, who has no partner. His is the dominion and His is the praise, and He is Able to do all things". | — | ||||||
| 12/28/19 | ![]() ZAKİRİN-36- HÜZÜN-HİCRET-İLTİCA-SEKİNE-YAKARIŞ (Alvarlı Hz.-Sefinem Gark Oldu,Sultan Bayramlık Verir-HE,İlticaname,Hicret-Arafat Duası-Mevlana,Uzulme-Hz Sazeli Nasr (Yardım)Duası) | Alvarlı Efe Hz Beyitleri; Sefinem gark oldu, dert deryasına, Sahra-yı sinemi, sel aldı gitti. Hasretkeş olmuştur dil leylasına, Bülbül-teg zarımı gül aldı gitti. Kuy-ı cananıma varayım derdim. Bir zaman zevk-i safa süreyim derdim. Didar-ı dildarı göreyim derdim. Nevbetim elimden, el aldı gitti ******** kanun-u kadîmdîr ezel ezelden kullarına sultan bayramlık verîr îhsan umanlar vechî güzelden. kullarına sultan bayramlık verîr. îltîca eylerler kîramın nase muhabbetler eyler allah şînase îtîbar eylerler elbet hasase kullarına sultan bayramlık verîr. îkram eylerler sabî-î sübyâne *********** Mevlana Hz. lâ tahzen / üzülme.. çünkü hüzün, düşmanı sevindirir, dostunu üzer, haset edenin diline düşürür. lâ tahzen / üzülme.. çünkü hüzün, kaybolanı geri getirmez, öleni diriltmez, kaderi değiştirmez, hiçbir fayda getirmez. lâ tahzen / üzülme.. çünkü hüzün sinirleri yıpratır, kalbini yorar, gecelerini mahveder. lâ tahzen / üzülme.. eğer günah işlediysen tövbe et, istiğfarda bulun, yanlış yaptıysan düzelt, o'nun rahmeti sonsuz, kapısı hep açıktır. lâ tahzen / üzülme.. ************* HE Hicret; Hicret nedir bilmez ki onu, hiç göç etmeyen, Bir gurûbdur ümidi, inkisarı bitmeyen... Kan damlar gibi damlar sînelere her zaman, Bir başka hasret, başka tasa ve başka hicran. Günlerin aylar, ayların yıllar uzunluğu.. Ve rûhların ahbab, sıla, vuslat susuzluğu, Duyulur gönlün derinliklerinde sessizce; Ne melâl türküleri dinler insan her gece!. Kederi gibi sevinci de boldur hicretin, Hakk’a götüren yollar arasında en metin; Büyüklüğe yürüyenler için o bir köprü, Herkes ona uğramalıydı bundan ötürü.! ************* İmam Şazeli Hz'nin Nasr-Yardım Duası Allahım! Senin kahreden güç ve kuvvetine, süratle yetişen yardım ve nusretine, çizdiğin sınırların aşılması karşısındaki mukaddes gayretine ve talep edenleri içine aldığın himayene sığınıyoruz. Allahım! Her şeyi işiten, her nidaya icabet eden, her şeye her şeyden daha yakın olan, fermanlarını süratle gerçekleştiren, intikam ve kahrı şiddetli, derdest edip yakalaması çabuk ve güçlü olan yalnız Sensin. Zorbaların kaba kuvvetleri Senin takdirini asla engelleyemez ve ister kral, ister kisra, isterse zulme saplanmış başka herhangi bir zorba olsun, o mütemerritlerden hiçbirinin helaki Sana katiyen ağır gelmez. Rabbimiz! Bize tuzak hazırlayanları, arkamızdan düzen kuran komplocuları, bize çukur kazmak ya da başka bir yolla bizi aldatmak isteyen art niyetli insanları Sana havale ediyoruz. Tuzaklarını kendi başlarına dola, onları kazdıkları çukurlara düşür ve attıkları ağlara kendi ayaklarını bağla. Allahım! “Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd”hakkı için, düşmanlık besleyenlerin art niyetlerinden bizi muhafaza buyur. Onları gerisin geriye döndür. Hepsi Senin sevdiklerine feda olsun. Gazabını acilen onlara musallat eyle. Allahım, birliklerini boz. Allahım, topluluklarını parça parçaet. Allahım, kılıçlarını körelt (mühimmatlarını kullanılamaz hale getir) ve sayılarını azalt. Allahım, başlarına musibet yağdır. Allahım, üzerlerine azabını gönder. Allahım, onları hilm ve lütuf sahandan çıkar, onlara verdiğin süreyi sonlandır, ellerini boyunlarına bağla ve kalplerine rapteyle. Bizim için planladıkları kirli emellerine ulaşmalarına müsaade etme. Allahım, geçmiş dönemlerde peygamberlerine ve diğer dostlarına yardım ederken yaptığın gibi, bugün de bize yardım et ve bu çaresiz kullarına düşmanlık besleyenleri paramparça eyle. Sana düşmanlık edenlere karşı sevdiklerini tutup kaldırdığın gibi bizi de tutup kaldır.Allahım, düşmanca tavır sergileyenlere, Senin kapının kıtmirlerine zarar verebilecekleri güç ve kuvveti verme ve onları o konumlara getirme. Günahlarımızdan dolayı onları bize musallat etme Allahım! | — | ||||||
| 12/24/19 | ![]() ZAKIRIN-SUFI-35- Prophet Jesus and Prophet Muhammad in the Qur'an for Inter-Religious and Believers Dialogue | Christmas is an annual festival commemorating the birth of Jesus Christ, observed primarily on December 25[a] as a religious and cultural celebration among billions of people around the world. İs celebrated religiously by a majority of Christians, as well as culturally by many non-Christians, Belief in (Jesus, Musa, Muhammed and all) Prophets (May Allah's Peace be upon all of them). Islam emphasizes the universality of the institution of prophethood. It is an Islamic article of Faith to believe in all Prophets; from Adam through Abraham, Moses, Jesus to Muhammad (peace be upon them) [Qur'an 2:184] all Prophets were models of excellence who were commissioned to guide humankind [Qur'an 2:213] The significance of Jesus in Islam is reflected in his being mentioned in the Quran in 93 verses with various titles attached such as "Son of Mary" and other relational terms, mentioned directly and indirectly, over 187 times. According to the Quran, Muhammad is the last in a chain of prophets sent by God (33:40).Muhammad is also referred to with various titles such as the Messenger of Allah, Prophet, unlettered, Nabi-Allah (the Prophet of Allah), Abdullah (the Servant of Allah), Fakhr al-Kainat, Fahr al-‘Alam, Mafhar al-‘Alam etc. and many verses about Muhammad refer directly or indirectly to him. All sincere ones would do well to reflect on the verse in the Quran reaffirming Islam's eternal message of spiritual unity: "Say: 'We believe in God and the revelation given to us and to Abraham, Ishmael, Isaac, Jacob, and the Tribes, and message given to Moses and Jesus, and that given to all Prophets from their Lord. We make no distinction between any of them, and it is unto Him that we surrender ourselves." [Qur'an 2:136] Interfaith engagement, especially with the People of the Book, is a way to build understanding, find commonalities of belief and social responsibility, and encourage one another in faith and good works. It was a Christian priest, Waraqah, cousin of Khadija (Prophet Mohammad’s first and only wife for 25 years) who first testified that Prophet Mohammad (p) had received divine revelation. And a Christian king, Najashi of Abyssinia (Ethiopia), gave asylum to 80 Muslims who migrated from Mecca because of persecution by pagan Arabs. In fact, the Quran says, “…nearest among them in love to the believers will you find those who say, ‘We are Christians’ because among these are men devoted to learning and men who have renounced materialism, and they are not arrogant” (5:82). Dialogue allows different others to understand one another, accommodate misperceptions, and approach a process of mutual learning, and ultimately, reciprocal recognition. Indeed, through dialogue different people remain respectful to the acts and thoughts of one another. Belief in the one God who reaches out to us in dialogue and elevates every human being to this dialogue of salvation and love of God and one another is the single first principles which makes all equal. Thus, inter religious dialogue does not simply aim at mutual understanding and respect, as much as the world today needs these among all peoples; rather, inter religious dialogue reaches its deepest level in spiritual companionship when believers join with one another, though they may practice differently and hold in-commensurable doctrines, in serving God and one another. I believe that Said Nursi’s interfaith initiative in Turkey has been instrumental in encouraging Muslim scholars and religious leaders to pursue interfaith dialogue in their own communities. On the global stage, an outstanding Muslim leader promoting inter-religious dialogue is Fethullah Gülen. The movement to which his ideas and recommendations have given inspiration is one of the primary advocacy groups for dialogue in the world today. | — | ||||||
| 12/16/19 | ![]() ZAKIRIN-SUFI- 34 - 1- HEALING THERAPY and PRAYERS for GOD and Best Spiritual Songs | "For You, Illness is Good Health": Said Nursi’s Advice in Time of Illness" In a recent survey held in Europe, respondents showed a decreasing interest in “religion” but, surprisingly, a corresponding increasing interest in “spirituality.” Although this would appear to be an inconsistency, I believe that there is an explanation. However, through his spirituality, the believer is rooted in the Divine message and nourished by faithful practice and as a result has access to additional resources of God’s guidance and grace which can strengthen him to face the critical moment. Illness and spirituality One moment of crisis that afflicts everyone at some point in their lives, and afflicts most people more than once, and some for lengthy periods, is physical illness. Even those fortunate few who manage to pass a whole lifetime in unbroken good health must still face the multiple crises which arise from illness as they accompany and care for spouses, parents, children, friends, and relatives who have been struck with poor health. A person’s approach to this most common of human crises tells much about that person’s spirituality. “Message for the Sick,” Nursi coins a startling paradox. “For you,” he tells the readers of the Risale-i Nur, “illness is good health, while for some of your peers good health is a sickness.” First of all, it should be noted that Said Nursi is more concerned about what he calls “spiritual sickness” or “sickness of the spirit” than about physical illness; he is more interested in the causes of social ills than individual complaints. He regards the identification of the weaknesses and incapacities of modern culture as one of the principal tasks of the community of his disciples, along with the presentation of Qur’anic teaching as a healing message for this world. The sickness of the heart that Nursi sees as afflicting modern men and women is one caused by a lack of faith. It is the sense of ennui, a feeling of being without direction or hope, the incapacity to love and a conviction of the absurdity of life that afflicts those whose life is not informed by faith. Positivist materialism, belief in nothing beyond what one can see and touch, is thus a common spiritual sickness of our time. Praying for health and illness In one of his prayers included in the Risale-i Nur, Nursi makes such an appeal: “Forgive me my sins, O God, bear with me, and heal my ills ... Pardon all my sins, and grant me health from all sicknesses, and be pleased with me for all eternity!” On the other hand, good health is not an absolute good. The believer can also find himself asking God to grant ills and their remedies, if that be God’s will. “O God! Grant blessings to our master Muhammad and to the family of Muhammad, to the number of ills and their remedies; bless him and them, and grant them unending peace.” ... He goes on to note that the prayer inspires him to see the world as a huge hospital, full of sick people, who come before God as the compassionate Healer who answers the needs of all. His spirituality leads him to understand that since both health and illness come from God, true faith consists of accepting willingly and patiently whatever God sends and placing one’s trust in God who is the healer of bodies and souls. In this program, we read twenty-five remedies which may offer true consolation and a beneficial cure for the sick and those struck by disaster, who form one tenth of mankind with the Arabic (Tahmidiye -with 6 ism-i Azam and a verse from the Qur'an ) prayers and Best Spiritual Songs | — | ||||||
| 12/16/19 | ![]() ZAKİRİN-33- 1 - ŞİFA TERAPİSİ (Hastalar Risalesi-1) ve ŞİFA (Tahmidiye AR-TR ) DUALARI-1 | Ustad Bediuzzaman Hz nin yazdığı 25.Lem'a-Hastalar risalesi , nev-i beşerin on kısmından bir kısmını teşkil eden musibetzede ve hastalara hakiki bir teselli ve nâfi’ bir merhem olabilecek yirmi beş devayı icmalen beyan ediyor.Hastalara bir merhem, bir teselli, manevî bir reçete, bir iyadetü’l-mariz ve geçmiş olsun makamında yazılmıştır. İnsanin yaşamındaki hastalık sıkıntı ve musibetler dua ve ibadetin vaktidir. Nasıl ay ve güneş tutulması Hüsuf ve Kusüf namazının vakti ise, sıkıntı ve musibetler de dua ve ibadetlerin vaktidirler. Bu durumlarda şimdi sağlık nimetinin kadrini daha iyi anlamanin, hastalıklara sabretmenin , kadere razı olmanın ve tam duaların vaktidir diyerek bu anları değerlendirerek sırf Allah rızası için tavsiye edilen duaları okumali,dinlemelli paylaşmalı Şayet dua ve ibadeti sırf bir musibet ve sıkıntıdan kurtulma aracı görürsek, ya da bir menfaat elde etmeyi maksut yaparsak, bu duanın Allah katında bir değeri olmayabilir. Ama niyetimiz sırf Allah rızası iken, duamıza hemen cevap ve kabul edilir ise, bu da Allah’ın kerem ve lütfundandır der, şükrederiz. Bediüzzaman, maddi-hakiki hastalık dediği kısmı hekimlere ve onların tedbirlerine bırakarak vehmi hastalıklar dediği, habbeyi kubbe yaparak hastalığını gözünde büyüterek korkusunda boğulan insanlardaki vehmi ortadan kaldıracak tedbirler söyler. Meyus ve ümitsiz bir hastaya manevî bir tesellî, bazan bin ilâçtan daha ziyade nâfidir. Hastalar Risalesi Hastaları teselli eder, moral verir. Âdeta hasta olmayı insanlara sevdiren bir üslûpla insanların kötü gördüğü hastalığın iç yüzünde sayısız güzellikler olduğunu ispat eder. Hastalığı belki de on katına çıkaran evhamı, yani gereksiz korkuyu, telâş ve paniği çok zararlı bulur. Kişinin, hastalığını yenebileceğine inanması ve onu küçük görmesi gerektiğini anlatılır. Hastalar Risalesi okumak ve dinlemekle şifaya vesile olan kerametli bir kitaptır. Samimi bir niyetle defalarca okuyan kimselerde şifaya vesile olduğuna veya iyileşmeye katkıda bulunduğuna dair birçok olay vardır. Üstad Hz maddi ve manevi musibetlere ve hastaliklara Tahmidiye okumayı tavsiye etmektedir. Tahmidiye, Cevşenin on iki bölümünden bir bölümünü oluşturan çok müessir bir duâdır. Allah’ın (cc) ihsan ettiği nimetler için çok geniş ve küllî hamdleri içine alan bu Tahmidiye duasının, pek çok maddî ve mânevî hastalığa da şifa olduğu belirtilmektedir. Hazreti Ali (ra) Efendimiz ismi azam olarak kendine kabul ettiği Ferd, Adl, Hay, Kayyum, Hakem, Kuddüs olan altı esmayı, 19 ukdeden oluşan ve bu isimleri şefaatçi ederek duâ ettiği çok tesirli, küllî bir duâdır. Bu tesirli duânın pek çok maddî ve manevî olan hastalıklara şifa olduğu belirtilmiştir. Bu duâyı birçok büyük zatlar hasta oldukları zaman okudukları rivayet edilmiştir. Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin de hastalandığı zaman, özellikle zehirlendiği durumlarda bu duâyı daha çok okuduğu ve bunun neticesinde şifa bulduğu bilinmektedir. Bediüzzaman hazretlerinin okuduğu şekliyle (Her sabah bahusus aç karina baştan sona kadar 19 defa okunması ve her defasında bir yudum su, çay ya da tercihen zemzem içilerek)okunması tavsiye ediliyor.7, 9 ya da 11 gün buna devamın güzel olacağı belirtilmekle beraber, asıl duayı kalbde duymanın ve manalarini tefekkür ederek vicdanda hissetmeye çalışmanın önemli olduğu vurgulanıyor.) Biz bu programda Hastalar risalesinden devalari okurken, yine Üstad Hz nin tavsiyesi ile maddi ve manevi musibetlere ve hastaliklara şifa olan Tahmidiye yi TR aciklamalari ile ve bazı salatu selamlarla birlikte okuduk. Ayrıca Yabancı dostlarımız için İngilizce seslendirilen Hastalar risalesinden devalari ve değişik zamanlarda ve mekanlarda edilen dua ve yakarışları bazı ezgi kaside ve müzikal enstrumanlarla birlikte "özel" bir İngilizce program hazırladık. | — | ||||||
| 12/16/19 | ![]() ZAKIRIN-SUFİ-32- BEDIUZZAMAN SAID NURSI(The great mujaddid of the 20th century and the commentator of the Qur'an for all people and religions) and RISALE-I NUR Collection and WORDS | BEDIUZZAMAN SAID NURSI-The great mujaddid of the 20th century and the commentator of the Qur'an for all people and religions. RISALE-I NUR Collection and WORDS Bediuzzaman Said Nursi was born in 1876 in Eastern Turkey (the Village of Nurs) and died in 1960 in Urfa in Turkey. The Risale-i Nur collection is a six-thousand-page commentary on the Quran written by Bediuzzaman Said Nursi in accordance with the mentality of the age. Since in our age faith and Islam have been the objects of the attacks launched in the name of so called science and logic, Bediuzaman Said Nursi therefore concentrated in the Risale-i Nur on proving the truths of faith in conformity with modern science through rational proofs and evidence, and by decribing the miraculous aspects of the Quran that relate primarily to our century. This collection now has millions of readers both in and outside of Turkey. Bediuzzaman understood an essential cause of the decline of the Islamic world to be weakening of the very foundations of belief. His method was to analyse both belief and unbelief and to demonstrate through clearly reasoned arguments that not only is it possible, by following the method of the Quran, to prove rationally all the truths are the only rational explanation of existance, man and the universe. Bediuzzaman thus demonstrated in the form of easily understood stories, comparisons, explanations, and reasoned proofs that, rather than the truth of religion being incompatible with the findings of modern science, the materialist interpretation of those findings is irrational and absurd. Indeed, Bediuzzaman proved in the Risale-i Nur that science's breathtaking discoveries of the universe's functioning corroborate and reinforce the truths of religion. The Risale-i Nur shows that true happiness is only to be found in belief and knowledge of God, both in this world and the Hereafter. And it also points out the grevious pain and unhappiness that unbelief causes man's spirit and conscience, which generally the misguided attempt to block out through heedlessness and escapism, so that anyone with any sense may take refuge in belief. Bediuzzaman displayed an extraordinary intelligence and ability to learn from an early age, completing the normal course of Madrasa (religious school) education at the early age of fourteen, when he obtained his diploma. He became famous for both his prodigious memory and his unbeaten record in debating with other religious scholars. Another characteristic Bediuzzaman displayed from an early age was an instinctive dissatisfaction with the existing education system, which when older he formulated into comprehensive proposals for its reform. Contrary to the practice of religious scholars at that time, Bediuzzaman himself studied and mastered almost all the physical and mathematical sciences, and later studied philosophy, for he believed that it was only in this way that Islamic theology (Kalâm) could be renewed and successfully answer the attacks to which the Qur'an and Islam were then subject. Risale-i Nur Collection, Subcategories:A Guide for Youth,Al-Mathnawi al-Nuri,Gleams of Truth,Humanity's Encounter with the Divine Series,25 Remedies for the Sick,33 Windows to the Truth,Belief and Unbelief,Belief and Worship,Existence and Divine Unity,Hope and Solace for the Elderly,Nature Cause or Effect,Prophet Muhammad and His Miracles,Reflections on the Divine,Sincerity and Brotherhood,The Miraculous Quran and Some of Its Mysteries,The Resurrection and the Hereafter,Ramadan, Frugality, Thanksgiving,The Gleams,The Letters,The Rays,The Reasonings,Words | — | ||||||
Want analysis for the episodes below?Free for Pro Submit a request, we'll have your selected episodes analyzed within an hour. Free, at no cost to you, for Pro users. | |||||||||
| 12/11/19 | ![]() ZAKIRIN - SUFI -31 Hz. MEVLANA (About of Maulana Jalal ad-Din Rumi and Masnavi, Advice-Poetry from Masnavi, Sufi Music, Dhikr ,Tolerance - Peace Songs) | Mevlana Celaddiin-i Rumi is a 13th century Muslim saint and Anatolian mystic known throughout the world for his exquisite poems and words of wisdom, which have been translated into many languages. Rumi, as he is known in the west, is the best selling poet in USA. The United Nations declared 2007 The Year of Rumi and celebrations were held world wide. Mevlana was a Muslim, but not an orthodox type. His doctrine advocates unlimited tolerance, positive reasoning, goodness, charity and awareness through love. To him all religions were more or less truth. Mevlana looked with the same eye on Muslim, Jew and Christian alike. His peaceful and tolerant teachings have appealed to men of all sects and creeds. In 1958, Pope John XXIII wrote a special message saying: “In the name of the Catholic World, I bow with respect before the memory of Rumi.” Hz. Mevlana, passed away on 17 December 1273 following a brief time on his sickbed and reached out to his Allah and his beloved prophet. and was laid to rest beside his father in Konya, in present day Turkey. Mevlevi disciples call this night Seb-i Arus (wedding night), the night of unity. Mevlana's Works In addition to his best-known book of verse, Masnawi, the first eighteen lines of which were written down personally and the rest dictated to his student, Chalabi Husameddin, he also wrote Divan-i Kebir; Fih-i Ma-Fi, Mecalis- i Seb’a and Mektubat. Masnawi It contains 26 thousand couplets in six volumes, consisting of stories inspired by the Quran’s teachings about all that is created, as well as Hz. Mohammad’s words and their morals. Divan-i Kebir Preceding Masnawi, it is a collection of poems recited by Hz. Mevlana over a wide span of time. It contains approximately 40 thousand couplets within twenty-one moderate-size divans, as well as one “Divan-i Rubai” Fih-i Ma-Fih It connotes “What’s within is within” and contains Hz. Mevlana’s lectures. Mecalis-i Seb’a: As the meaning of the title “Seven Sermons” implies, it contains Hz. Mevlana’s seven lectures. Mektubat It consists of the 147 letters Hz. Mevlana wrote to relatives, including his son Sultan Veled, and to friends, rulers, and officials of the State. The daily language of the time was Turkish, the scientific language was Arabic, while Persian was the language of literature. For this reason Hz Mevlana’s books are all in Persian. They were all translated into Turkish at a later time. In his books, Hz. Mevlana talks about how to be a wholesome human being: one who has inner peace and harmony, one who is both aware of and appreciates God’s blessings, one who takes a stand in the face of life’s hardships, one who is tolerant and loving. The Mevlevi life is based on “adab and erkan” (discipline and rules of conduct). In their conduct, they are very kind, graceful, and discreet and they never go to extremes in behaviour or in speech. In salute, they place their right hand on their heart and incline their head slightly, implying “you are in my heart”. Even their handshake is peculiar to their discipline. They seize and kiss the back of each others hands, indicating mutual respect and equality. This is a greeting from ”soul to soul” and denotes equality of existence. Every part of the Mevlevi system of behavior bears a symbolical meaning, such as taking soft steps or showing respect to their daily appliances, and they can be observed in the act of the whirling dervishes in ‘Sema’ rituals, which are considered an extension of their daily lives. | — | ||||||
| 11/30/19 | ![]() ZAKIRIN- SUFI- 27- 2 - Everything is a mirror to God (Evidences about God and Prayers and Spiritual Best Songs) | The love of God is the essence of everything and is the purest and cleanest source of all love. Compassion and love flow to our hearts from Him. Any kind of human relation will develop in accordance with our relation to Him. Love of God is our faith our belief and our spirits in the physical body. He made us live when we did. If we are to live today it is only through him. The essence of all existence is His love and the end is an expansion of that divine love in the form of Paradise. Everything He created depends on love and He has bound His relationship with humankind to the holy pleasure of being loved. Everything is a mirror to God Consider the sun: from the planets to drops of water to fragments of glass and sparkling snow-flakes a radiant effect particular to the sun is apparent. If you do not accept the tiny suns apparent in these innumerable things to be the manifestations of the sun's reflection then you will have to countenance the absurdity of accepting the actual existence of a sun in each drop of water and in each fragment of glass and transparent object facing the light of the sun. If the images or reflections of the sun in drops of water and fragments of glass and various colors in flowers are not attributed to the sun then it will be necessary to accept the existence of innumerable suns in place of the one sun which is an utterly inconceivable superstition. In just the same way if everything in the universe is not attributed to One God the Absolutely All-Powerful One it will be necessary to accept in place of One God as many gods as the particles in the universe. This will mean falling to the degree of accepting a hundred-fold inconceivability.Everything is a mirror to God God raises to life in spring and summer hundreds of thousands of species of plants and animals with complete differentiation and specification and perfect orderliness and separation amid infinite intermingling and confusion. He 'inscribes' on the face of the earth the individual members of hundreds of thousands of different species all together without fault forgetting mistake or deficiency and in most well balanced well-proportioned well-ordered and perfect fashion. This evidently points to One of Majesty an All-Powerful One of Perfection an All-Wise One of Grace and Beauty. One who has an infinite Power all-encompassing Knowledge and a Will capable of governing the whole universe. The content of the prayers includes the names of God, or a duʿāʾ (prayer of supplication) taken from the hadith or the QuranThe work read in this program, "Words" forms the first part of the Risale-i Nur collection, an approximately 6,000-page Qur'anic commentary. Subjects discussed are God, resurrection, prophet hood, destiny, ego, worship, and how the truth of these matters is revealed through nature. Transmitted from the Prophet Muhammad, "Al-Jawshan-al-Kabir" prayers is one of the prayers most frequently recited by Muslims; its contents have deep meanings, its expressions are elegant, and various hadiths relate the rewards that one may receive in this world as in the hereafter for reciting it. | — | ||||||
| 11/29/19 | ![]() ZAKIRIN-SUFI-27- Thanksgiving (for any time) Prayers for Allah | Thanksgiving is a wonderful time to gather with family and friends and reflect on the blessings of the last year. Many of us experience renewed hope and faith during the Thanksgiving holiday because we turn our eyes onto what is most important. What if we spent time each day in giving thanks and prayer? How could God grow out faith and trust if we lived a life of thanks through all seasons and not just Thanksgiving time? When your heart is filled with gratitude, there is little room to worry or complain. We would love to encourage and help you along the way toward greater hope and joy! This in the video are 10 thanksgiving prayers you can use not only for Thanksgiving day but throughout the year. Start listened out the promises of God and have it to the full. Dhikr , in which short phrases or prayers are repeatedly recited silently within the mind or aloud. A person who recites the Dhikr is called a ḏākir ([ZAKIRIN] ذاكر). The content of the prayers includes the names of God, or a duʿāʾ (prayer of supplication) taken from the hadith or the Quran. There are several verses in the Quran that emphasize the importance of remembering the will of God by saying phrases such as "God willing," "God knows best," and "If it is your will.' This is the basis for dhikr. Sura 18 (Al-Kahf), ayah 24 states a person who forgets to say, "God Willing," should immediately remember God by saying, "May my Lord guide me to do better next time." Other verses include sura 33 (Al-Ahzab), ayah 41, "O ye who believe! Celebrate the praises of Allah, and do this often,"and sura 13 (Ar-Ra'd), ayah 28, "They are the ones whose hearts rejoice in remembering God. Absolutely, by remembering God, the hearts rejoice."Muhammad said, 'The best [dhikr] is La ilaha illa’llah ("there is no God but God"), and the best supplicatory prayer is Al-hamdu li’llah ("praise be to God"). All theist-prayerfull- believe dhikr is one of the best ways to enter the higher level of Heaven and to glorify the Oneness of Allah. To Sufis, dhikr is seen as a way to gain spiritual enlightenment and achieve union (visal) or annihilation (fana) in God. All theist sects endorse individual rosaries as a method of meditation, the goal of which is to obtain a feeling of peace, separation from worldly values (dunya), and, in general, strengthen Iman (faith). Our read (Arabic)Jawshan Kabeer is a long prayer that contains 1000 names and attributes of God. Dear God, Thank you for your amazing power and work in our lives, thank you for your goodness and for your blessings over us. Thank you for your great love and care. Thank you for your sacrifice so that we might have freedom and life. Forgive us for when we don't thank you enough, for who you are, for all that you do, for all that you've given. Help us to set our eyes and our hearts on you afresh. Renew our spirits, fill us with your peace and joy. We love you and we need you, this day and every day. We give you praise and thanks, Lord, teach me to offer you a heart of thanksgiving and praise in all my daily experiences of life. Teach me to be joyful always, to pray continually and to give thanks in all my circumstances. I accept them as Your will for my life . I long to bring pleasure to Your heart daily. Break the power of the enemy in my life. Defeat Him through my sacrifice of praise. Change my outlook and attitude into one of joyful contentment with my present circumstances. I thank You for… [Name a difficult circumstance in your life presently and thank God for it.] ZAKIRIN also has 10 different prayer programs. Wait and listen to the other (prayers)topics. From contact: zakirindede@gmail.com | — | ||||||
Showing 13 of 13
Sponsor Intelligence
Sign in to see which brands sponsor this podcast, their ad offers, and promo codes.
Chart Positions
9 placements across 9 markets.
Chart Positions
9 placements across 9 markets.
